Join for FREE | Take the Tour Lost Password?
Shop deviantART for the
holidays and save BIG!
Click here! :holly:
[x]

deviantART

:flirty:
 

yagmurla inatlasmak by ~baskayerler:iconbaskayerler:



Yok, bugün başka. Çok farklı her şey. Farklı olacak. Bu duvarlar boyanmalı. En çılgın renge. Beyaza mesela. Beyaz! Yok yok o kadar çılgınlık bana fazla.
Yine aynı başladı gün. Yine yağmur ve yine o ses. Beynimin içinde olsa anlıycam ama midemle kalbim arasında bir yerde. Heh şurası ağrıyor denemeyecek kadar anlamsız bir yer. Ve ben bu sesle ne zaman biteceğini bilemeden yaşar giderim. Her sabah onunla uyanıp, her gece onunla uyurum. Alıştık galiba birbirimize. Başlangıçta sormadım değil nedenini niyesini. Sonra anlamsız geldi.  Tabi önce doktora. Onu da bunalttım galiba. Haklıydı belki. Biraz gerçek arkadaşlar edinmeliyim. Yaşayanlardan. Ama ölü bir geçmiş dışında bir şeyimin olmaması benim suçum olmasa gerek? Siz de cevapsız ve tahammülsüz kalırdınız bu soru size de defalarca sorulsa. O yüzden belki de haklıydı..
Neyse dönelim yeni başlayan güne. Yağmuru anlatıyordum. Bu şehrin bitmez tükenmez yağmurunu. Sözcükler tüketebilecek olsa inanın günlerce susmadan konuşmaya varım, ama nafile.. Yaz kış dinlemez. Ne zaman yağacağı asla tahmin edilemez. Yanınızda hep bir şemsiyeyle gezersiniz. Ama ben bu inada karşı geleli çok oldu. Artık şemsiye falan taşımıyorum elimde kolumda. Hayatımdaki bütün fazlalıklardan vazgeçtim ya..
İnsanoğlu hep eksiklerine takılır, olmayanlarına. Ama bir yerlerde ise mutlaka fazlalıklar vardır. Olmasına ihtiyaç olmayanlar ve olmasa daha iyi nefes alınacaklar.
Ben evimden başladım fazlalıklardan kurtulmaya. Yok, kurtulacak veya küçüğüyle değiştirilebilecek kadar büyük bir evim yoktu ama bir ev dolusu anı vardı. Uzun yıllardır okunmayan eski yazılar, kitaplar; dokunulmayan biblolar, taşlar; artık dayanılmayan geçmiş ve küf kokusu. Hepsini bir bir evimden çıkardım. Sonra evimdeki bütün camları açtım. Hepsini. Ve bir gün boyunca eve uğramadım. Vedaya ihtiyaçları olabilir diye.
Döndüğümde evin havası daha hafifti, inanmazsınız. Eh açık camlardan eve dolan bir miktar yağmuru saymazsak huzur bir adım atmış gibiydi eve. Aslında huzursuz bir yaşamım olduğundan değil, huzuru kafamda yanlış tanımladığımdan bu yeni duyguyu karşılayışım.
Sonra evimi boyamaya karar verdim. Yepyeni renklere. Hatta en çılgın renge. Sonra vazgeçtim, erteledim bir sonraki heyecan patlamasına kadar.
Yatıştım, bir kalem ve bir kağıt parçası aldım. Başladım kalan fazlalıkları dağıtmaya. Hayatımda gerçekten(!) olmasını istediğim insanları yazdım. Beni sevdiğine inandığım ya da hayatıma bir şeyler katanları. Çok da fazla değilmişler zaten. Hepsinin numaralarını adreslerini yeni kâğıdıma tek tek not ettim ve eski telefon defterlerimin hepsini çöpe attım. Bundan sonra arayabileceklerime değil, beni aramak isteyenlere ulaşacaktım.
Sonra uzun günün yorgunluğunu atmak için yeni hayatımın ilk gecesinde, huzura varmış evimde yatağıma uzandım..
Hiç rüya görmedim. Uzun zamandır ilk kez rüyasız bir gece geçirdim.
Ama sabah uyanmalarının en sorunlusunu yaşadım. İnanılmaz bir gürültü. Herhalde sonuna kadar açtığım camlardan birini kapamayı unutmuştum. Gözlerim yarım açık, uykulu ve sinir dolu odaları dolaşmaya başladım. Yok. Camlar kapalı. Mutfak camı? Kapalı. Ne ki bu sesler? Nereden geliyor? İnanmayacaksınız biliyorum ama kapı arkaları, çekmeceler ve yatakların altına bile baktım. Ama maalesef sesin kaynağı bizzat kendimdim. Beynim? Yok. Ama bendim. Nereden geliyor, tanrım çıldırıcam?
Deliriyorum diye düşündüm ilk. Hemen doktora gitmeliyim. Hızlı hızlı giyindim. Kulağımdaki anlam veremediğim seslerle beraber kapıyı açıp kendimi dışarı attım. Ve bitti. Ses yoktu. Nasıl yani? Yok. Gittiler. Şimdi doktora gitmeli mi cidden? Biraz dinlenmek; nefes almak lazımdı belki de. Uzun uzun yürüdüm deniz kenarında. Oturdum çevremdeki insanların telaşı içinde kendime sakin bir köşe yaratmaya çalıştım. Düşünmedim. Hiç. Rahat böyle. Güzelmiş. Oh be.
Saatler geçmiş hala oturuyordum. Usulca kalktım ve evime yol aldım. Apartman girişinde üst kat komşumla karşılaştım, kedilerinden bahsetti nefes almadan. Aslında ne kadar vefalı olduklarından, ama bakmanın zorluklarından, dostluklarından da vazgeçemediğinden vs vs. Bir kısmını dinledim sonrasını rölantiye aldım. Yüzümdeki ilgili sırıtışımla iyi akşamlar dileyip merdivenlere yöneldim. Kapıyı açıp evime girdim. Ama o ne? Sesler. Geri geldiler. Şaka olmalı bu. Kötü bir şaka. Tanrım, hayır nedir bu?
©2007-2009 ~baskayerler
:iconbaskayerler:

Author's Comments

@2007

Comments


love 0 0 joy 0 0 wow 0 0 mad 0 0 sad 0 0 fear 0 0 neutral 0 0
No comments have been added yet.

Details

September 10, 2007
6.2 KB

Statistics

0
1 [who?]
147 (0 today)
0 (0 today)

Site Map